Home » GÜNÜN İÇİNDEN » Suzan Zengin mezarı başında anıldı

Suzan Zengin mezarı başında anıldı

İşçi-Köylü Gazetesi Temsilcisi Suzan Zengin, ölümünün birinci yıl dönümünde yoldaşları ve dostları tarafından anıldı.

Özgür Gelecek Gazetesi ve Partizan tarafından Zengin’in Tuzla Aydınlı Mezarlığı’ndaki mezarı başında düzenlenen anmaya Zengin’in eşi Bekir Zengin, ESP İstanbul İl Başkanı Çiçek Otlu, ESP Tuzla İlçe Başkanı Levent Akhan, ESP Kartal İlçe Başkanı Havali Mengi, ESP MYK Üyesi Dinçer Ergün, Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı ve BDSP üyelerinin de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

‘DEVRİMCİ BASIN GELENEĞİNİ SÜRDÜRECEĞİZ’

Zengin’in mezarını çiçeklerle donatan arkadaşları, saygı duruşunda bulundu.

Saygı duruşunun ardından Özgür Gelecek Gazetesi adına konuşma yapan Toğay Okay, devrimci bir gazeteci olan Suzan Zengin’in kalemi ve fotoğraf makinesi ile her zaman ezilenlerden, emekçilerden yana olduğunu vurguladı. Zengin’in sadece haber yapmadığını, işçi direnişlerinde, ezilenlerin mücadelesinde her zaman en önde olduğunu kaydeden Okay, “O devrimci mücadelenin ilk şehidi değil, son da olmayacak. Özgür Gelecek Gazetesi olarak Suzan yoldaşın bize bıraktığı devrimci basın geleneğini sürdüreceğimize söz veriyoruz” diye konuştu.

‘DİMDİK YAŞADI, ÖYLE DE GÖZLERİNİ YUMDU’

Suzan Zengin’in mücadele arkadaşı ve eşi Bekir Zengin, “Suzan güzel yaşadı ve öyle de gözlerini hayata yumdu” dedi.

Zengin’in yıllarca cezaevinde kaldığını ve hastalıklarının burada ilerlediğini belirten Bekir Zengin, “Bu hastalığı ile yaşamak istemiyordu. Çünkü mücadeleden ayrı kalmak istemiyordu. Cezaevinde de boş kalmadı ama mücadelenin sıcaklığı içerisinde olmak istiyordu. Bu nedenle riskli olsa da ameliyat olmak istedi” şeklinde konuştu.

“Dimdik yaşadı. Ne eşinin ne de babasının gölgesine sığmayacak kadar dimdikti” diyen Bekir Zengin, eşi ve mücadele arkadaşı Suzan Zengin’in ideallerini sonsuza kadar yaşatacağını vurguladı.

‘BİZE DÜŞEN İDEALLERİNİ GERÇEK KILMAK’

Suzan Zengin’le 2008 yılında Tuzla’da Dersan Tersanesi’nde gerçekleştirdiği direniş sırasında tanıştığını söyleyen ESP Tuzla İlçe Başkanı Levent Akhan, şöyle devam etti: “Pozantı Cezaevi’nde çocukların yaşadığı gerçekleri yazan gazetecilerin tutuklandığı, sınıftan, ezilenlerden yana haber yapan gazetecilerin cezaevlerine tıkıldığı, seslerinin kesilmeye çalışıldığı, devrimci sosyalist basının kapatıldığı bir dönemde Suzan Zengin’in bize ne kadar örnek olduğunu görüyoruz. Bir kadın ve basın militanı olarak bu gerçekleri gün yüzüne çıkarmak için kendi sağlığını hiçe sayarak büyük bir irade ile bu yola baş koydu.”

Suzan Zengin’in mücadelesini bıraktığı yerden arkadaşları ve yoldaşları olarak yürüteceklerini vurgulayan Akhan, “Bize düşen onun ideallerini gerçek kılmak, bunun içinde daha çok mücadele etmek düşüyor” dedi.

‘SEN RAHAT UYU’

Özgür Gelecek Gazetesi adına Rahime Karvar açıklama yaptı. Suzan Zengin’in yaşamını yitirişinin üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Karvar, “O’nu devlet-mahkeme-hapishane üçlüsünün, haklı mücadelesinden ve bizden koparmak isteyen komploları yüzünden yitirdik” dedi.

“Fotoğraf makinesi ve kalemi ile işçi havzalarının ve emekçi semtlerinin her daim ayrılmaz bir parçası, öfkelerinin, özlemlerinin ve umutlarının, emeğine ve geleceğine sahip çıkma adına yürüttükleri işgallerin ve grevlerin sesi olmuştu” diyen Karvar, bu nedenlerden dolayı Zengin’in 2009 yılında tutuklandığını hatırlattı.

Zergin’in cezaevinde de mücadelesini sürdürdüğünü kaydeden Karvar, cezaevi koşulları ve tedavisinin bilinçli olarak engellenmesinden dolayı kemik erimesi ve kalp hastalıklarının ilerlediğini söyledi. 2011 yılında tahliye olan Zengin’in iki ay sonra yaşamını yitirdiğini hatırlatan Karvar, “Suzan Zengin’i komployla tutuklayanlar, onun tedavi hakkını engelleyenler, tahliye etmeyenler, onun mücadele dolu yaşamına, sevgi ve inanç dolu duruşuna düşmandı” diye konuştu. Karvar, halen cezaevlerinde onlarca hasta tutuklunun bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Karvar, konuşmasını şöyle noktaladı: “İşçi ve emekçilere hayatı daha da zorlaştıracak zamlar, örgütsüzlük, işsizlik dayatılırken, Roboski’de Kürt gençleri bombalanıp, Kürt siyasetçileri binlerle tutuklanırken, Suriye halkının kanını dökme hazırlıkları sürerken, kadın cinayetleri ve çocuğa yönelik istismar devlet eliyle beslenirken, LGBT bireylere nefret saldırıları devam ederken; bize düşen senin mirasın olan mücadeleyi büyütmektir. Sen rahat uyu. Her zaman bizimlesin, her zaman seninleyiz.”

Konuşmaların ardından, Çav Bella marşı söylendi.

etha

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*