Home » GÜNÜN İÇİNDEN » TSM ve ASM çalışanları ve aile hekimlerine açık mektup

TSM ve ASM çalışanları ve aile hekimlerine açık mektup

Sağlık sektöründe 19-20 Nisan’da gerçekleştirilecek “beyaz grev”e katılımı arttırmak için çalışmalar devam ediyor. SES Ankara Şube bu kapsamda TSM ve ASM çalışanları ve aile hekimlerine yönelik bir açık mektup hazırladı. Okurlarımıza duyuruyoruz:

TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZLERİ, AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİ ÇALIŞANLARINA ve AİLE HEKİMLERİNE AÇIK MEKTUP!..

TSM ve ASM Çalışanı arkadaşlar ve sevgili Aile Hekimlerimiz!..
Televizyonlarda, bilboardlarda büyük reklam kampanyalarının konusu olduğunuzu biliyorsunuz. Reklamlara bakılırsa “Aile Hekimliği” ile bütün dertler deva bulacak!..

Peki Aile Hekiminin, Aile Sağlığı Elemanlarının, Toplum Sağlığı Merkezleri Çalışanlarının derdine kim deva olacak?..

“Bu kesim çalışanların, hele de Aile Hekimlerinin derdi mi olurmuş? Ne çabuk?..” diyenleri duyar gibi oluyoruz.

“TSM’ler yan gelip yatma yeri!.. Tembeller, verimsizler, aylaklığı sevenler, kendini geliştirmek istemeyen, yeniliklere kapalı kişiler… TSM’lerde haybeden para alıyorlar, Aile Sağlığı Elemanlarının da ücretleri yükseldi, kendileri tercih etti!.. Aile Hekimleri zaten güle oynaya gitti, dünyanın da parasını alıyorlar, ne dertleri olabilir ki” diyorlar!..

Acaba öyle mi?

TSM Çalışanlarının ne yeri belli ne yurdu, ne yaptıkları iş belli. Genellikle; “hiçbir iş yapmıyor” görünüyorlar. Gerçekte ise her işe; “gel bakalım” denip koşuluyorlar. Birgün burada, beş gün başka, sonra on gün bir başka yerde filan…Angaryanın bini bir para. İhtiyaç olan ASM’lere geçici görevle gittiklerinde de ASM elemanlarının yarı ücretini alıyorlar. Döner sermaye gelirlerinden de en alt düzeyde faydalanıyorlar. Eh!.. Ne de olsa onlar “Devlet-i Ali”mizin, sevgili Hükümetimizin “Aile Hekimliği” ile ilgili Ulvi (!) politikasını “kazanılmış hakkımız” diyerek reddetmişler. Öyleyse ne yapılsa yeridir!..

Deyim yerindeyse “itilmeyi, kakılmayı” hak etmişler!..

Aile Sağlığı Elemanları “tercih” yapmasaydı ne olurdu?

Elbette ki TSM çalışanı olurlardı. “İtilmişleri, kakılmışları” şimdi onlar da oynuyor olurdu.

“Tercih” ettiler de ne kazandılar?..

Önce mesleki ünvanları gitti. Artık Hemşire, Ebe, Sağlık Memuru…vb yok. Onlar Aile Sağlığı “elemanı”!..

Aile hekiminin elinin altında, ona bağlı, gerektiğinde her işi yapan; “eleman”!..

Beraberinde “iş güvenceleri” de gitti. Onlar bir tür “sözleşmeli” ya da 4/B’li personel. Dönem sonunda sözleşmeleri yenilenmeyebilir.

İş yükleri, angaryaları da alabildiğine arttı.

Ücretleri de topu topu 200-300 TL kadar arttı.

Bir tek, o da bazıları evlerine yakın yerlerde çalışmayı, bazıları; anlaşabildikleri bir Aile Hekimiyle çalışmayı kazandı. Bunun için de kimse gönül rahatlığıyla herhalde iş güvencesini, meslek unvanını terk etmez.
Büyük ölçüde Aile Sağlığı Elamanlarının “tercih”i “kırk katır mı, kırk satır mı?” tercihidir.

Aile Hekimlerine gelince; elbette ki “güle oynaya” gidenler oldu. Sendikal haklarla, hem iş güvencesi hem yeterli bir ücret alma umudu olmayan, bu nedenle verilen ücreti “umut” gibi, “kolay bir gelir” kapısı gibi görenler de hatırı sayılır sayıda oldu. Hatta hastanelerin acil polikliniklerinde-servislerinde “performans”a tabi “robot” gibi çalışanlar bugün Aile Hekimi olarak kendilerini “rahatlamış” da hissedebilir.

Ancak “Aile Hekimleri” de –o da şimdilik- ücret dışında; “bir dokun bin ah işit” misali…

Hemen hepsi; “gelecek kaygısı” taşıyor, endişeli!..

Kayıtlı kişi sayısına göre parça başı ücret alıyorlar. Bu nedenle rekabetçilik, güvensiz bir ortam almış başını gidiyor.

Aynı iş için bölge kalkınma endeksine göre farklı ücret alıyorlar.

Angarya işler çok!.. Misafir kişilere yapılan hizmetler, adli hizmetler, nöbetler v.b. için herhangi bir fazla mesai veya ek ücret ödenmiyor.
Yıllık izin kullandığı sürece yerine bakacak birini bulmazsa ücreti %50 kesiliyor.

Hastalık, doğum v.b. izinlerin belli bir sınırdan sonra hem ücreti verilmiyor hem de çalışmadığı için (!) emekliliğine sayılmıyor, hatta toplam hastalık süresi 6 ayı geçince raporlu dahi olsa sözleşmesi sona erdiriliyor.

Ceza tehdidi saymakla bitmez. Ama Valilik, Bakanlık tarafından istenirse çok kolay işine son verilebilir. Ödeme yönetmeliğinden ceza puanlarına çok ilginç örnekler bulunabilir.

Herhangi bir nedenle (tatile gitmek, taşınmak, hastalanmak, haber verildiği halde kişinin gelmemesi v.b. nedenlerle) kişilere ulaşılamamış ve bu nedenle de aşı, gebe ve çocuk kontrolü yapılamamış ise bunun suçlusu doktor ve hemşire kabul edilerek para cezası uygulanmaktadır. Buna “performans düşüklüğü” deniyor.

Kira, ısıtma, temizlik, personel giderleri için ASM sınıfına göre ek ödenek veriliyor. Fakat bu, her an kesilebilir. Başlangıçta laboratuar giderleri için de böyle bir ödenek vardı, fakat tahlil sınırlaması mahkemelerce uygun görülmediği için standart ödeme kalktı ama bu kalemden doktorlara ödenen para da kalktı. Şimdi; “kira v.b. için yaptığın harcamaların faturasını getir öyle ödeyelim” diyerek bu ödemeyi de kaldırabilirler.

Sorunlar saymakla bitmez. Bunlar ve daha fazlasını da siz ASM ve TSM çalışanları bilirsiniz.

Bizler yıllarca insanca yaşama ve çalışma koşulları için, iş güvencemiz için, performansa bağlı köleler olmamak için mücadele ettik ve sendikalarımızı kurduk, dosta düşmana kabul ettirdik. Ancak her seferinde taleplerimiz karşılanacağına yeni sorun yumaklarıyla karşılaştık. Önümüze bir de müdürler eliyle yürütülen Devlet Güdümlü “Sendika” larla barikat kurmaya çalıştılar.

En son sağlık alanındaki Tüm çalışanların örgütleriyle 13 Mart 2011’de Sıhhiye Meydanında on binlerce kişiyle taleplerimizi haykırdık. Ancak Siyasal İktidar ve Bakanlık “Sağır Sultan”ı oynamaya devam ediyor.
Hem bu sessizliği bozmak, taleplerimizi daha gür bir SES’le haykırmak hem de iktidar yanlısı sahte sendikalarla gerçek Sendikanın farkını ortaya koymak için sağlık alanındaki başta TTB ve Dev Sağlık-İş olmak üzere tüm örgütlerle birlikte 19-20 Nisan’da en az iki gün GREV yapıyoruz.

Tam da herkes seçim için halkın karşısına çıkmaya hazırlanırken!..

-Herkese eşit, ulaşılabilir, yeterli, parasız bir sağlık hizmeti için
-Yeterli ama iş güvenceli insanca bir ücret için
-Performansa dayalı ücretli köleler olmamak için

…Şimdi değilse ne zaman?..
-Sen değilsen kim?..
Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!..

SES ANKARA ŞUBE

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*